Hastane Müdüründen Beden Dili Uyarıları


ELLERİN VERDİĞİ MESAJLAR

Eller, düşüncelerin ifadesinde en güçlü olan destekleyicilerdir. Tüm yaratıcılığımızı ellerimizle dünyaya yansıtırız. Resmi, heykeli, yemeği ellerimizle yaparız, düşüncelerimizi dünyaya ellerimizle indiririz. İnsanlar genelde dokunarak sahiplenirler, ufacık bir dokunma yüzlerce hoş kelimeden daha etkili olabilir. Elleri takip etmek düşüncelerle alakalı ipuçlarını verecektir.İnsanlar düşüncelerini farkında olmadan ifade edebilirler.Ellerin üç(3) temel konumu vardır; dilenci,diktatör ve tehdit..

Dilenci konumu ; eller rahatlık, istek, yalvarma
(dua eden bir kişiyi hayal edin) şeklini alırlar Elleriniz
dilenci konumundayken, söyledikleriniz karşınızdakini
rahatsız etmeyecek ; bir otorite hissini uyandırmayacaktır.
Dilenci konumu,iletişim kurmak,ikna etmek ve ’’ Bak elim-
de bir şey saklamıyorum,doğruyu söylüyorum’’ demek için
iyi bir kullanım olarak kabul edilir. Konuştuğunuz topluluğa
kollarınızı açarak, avuçlarınız açık yaklaşıyorsanız onlarla
iletişim kurma çabasında olduğunuzu karşınızdaki topluluk
rahatlıkla algılar.

Diktatör konumu ; ellerinizin kapalı konumunda ise
insanların beyninde bir anda otoriteyi çağrıştırırsınız.Köpek
eğitmiş olanlar bunu çok iyi bilirler.Köpeğe avuç aşağıyı
gösterir bir şekilde kolunuzu aşağı indirir ve yüksek sesle
’’Otur’’ dersiniz ve köpeğin oturduğunu görürsünüz.
Aynı köpeğe gülümseyerek avuçlarınız açık(dilenci konumu)
kibar ve yumuşak bir tonda ’’Oturur musun lütfen ’’ dediğinizde
büyük ihtimalle köpek: ’’Niye oturayım ki,bir kere avuç açık!
Sen benim üzerimde otorite kuramıyorsun kardeşim,dileniyor musun
emir mi veriyorsun ?’’diye şaşkın şaşkın size bakacaktır.Unutmayın,
karşınızdakine mesajı % 7 söylediklerinizle verirsiniz %93 sesiniz ve
beden diliniz etkilidir.Bir topluluğa yapacağınız konuşmada ve sunumlarınızda özellikle önerilecek şey kolların açık avuçlarınızın yukarıya bakıyor olması ve ellerinizi de hep bel
hizasının üstünde tutuyor olmanızdır.Yapacağınız bu hareket dinleyicilerin algısını ve sizinle olan iletişimlerini arttıracaktır.Geçmiş yıllarda Almanya’nın diktatör lideri Hitler’i düşünün,
’’Hay Hitler’’ selamıyla ellerinin altında topladığı binlerce Almanın beynine otoritesini kodladı ve onlar üzerinde hakimiyet kurmayı başardı.

Tehdit konumu : Yumruğunuzu sıkarak ve işaret parmağınızı kaldırıp konuşuyorsanız,karşınızdakini tehdit ediyorsunuz demektir.
Bu hareket ebeveynlerin,büyüklerin,amirlerin,
öğretmenlerin kullandığı beyinde tehdidi alttan alta
hissettiren korkutucu bir harekettir.Eğer yeni bir amir
gülümseyerek ’’Arkadaşlar burada senelerce hep beraber
mesut bahtiyar çalışacağız’’ derken, bu işareti yapıyorsa ve
işaret parmağını kullanıyorsa bilin ki bir tehdit var.
Yumruğun sıkılma şiddeti tehdidin derecesini gösterir,bu
yumruğa birde işaret parmağı eklenmişse tehdit bir yerlere
yönelmeye başlamış demektir. İçeriğe değil,vücudun verdiği
ipuçlarına bakın…..
Hasan SİVAZ
Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Müdürü

DİKKAT VÜCUDUNUZ KONUŞUYOR
Samsun Doğumevi Müdürü sayın Hasan Sivaz'ın beden dili hakkındaki araştırmaları, eğitimi ve ilgisi olduğunu biliyoruz.Beden diliyle ilgili sayın müdürün uyarıları başta yöneticiler olmak üzere bir çok insana yaralı olacağı kanatındayız.
BÖLGELER VE HAKİMİYET ALANLARI

İnsanlar var olduğundan bugüne kadar kendilerine belirli sınırlar içinde bölgeler oluşturmuşlardır.Tarihin her aşamasında insanlar bölgelerini muhafaza için zaman zaman savaşmak zorunda kalmışlardır.Modern yaşamımızda ise insanların evlerinde oturdukları koltuktan, çay içtikleri kahvehanelere, yemek yedikleri lokantaya kadar, hatta serbestçe hareket edebilecekleri mekanlara kadar sahiplenme duygusu içinde tavır sergiledikleri gözlenmiştir.

Çekimi yapılan belgesellerden edinilen bilgilere göre hayvanlar aleminde de bölgelerin muhafazası ve sahiplenmesi olayı gözlemlenmektedir. Köpeklerdeki koku alma duygusu insanlara göre yaklaşık yüz kat fazladır. Köpekler dış çevrelerde kendilerine ait bölgeleri belirlerken, her ağacın altına az az işeyerek bir bölge belirleme çabasına girerler, kediler ise ağaçlara sürünerek bölgelerini belirleme uğraşına girerler.
Herhangi bir iş görüşmesine gittiğimizde unutmayalım ki çizilmiş bir bölgeye rastlayamasak da bulunduğumuz bölge tamamıyla karşımızdakine aittir.Eğer yanlışlıkla masasına veya masa üstündeki malzemelere dokunursak karşımızdakini taciz etmiş oluruz.

Sahiplenme için özellikle dokunmayı kullanırız.Bir düğün salonuna girerken, sevgilimize, eşimize sarılır veya dokunuruz.Bu dokunuşu ’’Bu benimdir ona göre’’anlamında kullanırız.Genelde hanımlar bu mesajı etrafa vermeden bizden daha kibar oldukları için, bizim yaptığımız gibi yapmak yerine, üzerimizde olmayan kepekleri silkeler.Ya da ceketinizden hayali saçlar toplar, zaten sıkı olan kravatınızı dilinizi dışarı çıkaracak şekilde sıkarlar.Bu diğer bayanlara ’’ Bu adam benim, bulana kadar canım çıktı, kimse yanaşmasın’’ mesajını verir.Siz saf saf dün kafa üstü düştüm,dönüp etrafa bile bakmadı derken o gerekli yerlere mesajlarını göndermiştir. İnsanlar sahip oldukları işyerlerinde duvarlara, mahallelerinde ağaçlara rahat rahat sürtünürken , başka birinin işyeri veya mahallesinde bu hareketi kesinlikle yapamazlar. Ayrıca bir kişi yeni aldığı arabasına yaslanıp poz vererek resim çektirmeye kalkıştığında hariçten birinin poza girmesi onu rahatsız eder. Tüm bu bilgiler ışığında kişilerin kendilerine ait bölgelerinin olduğunu ve bu bölgelere sahiplenme duyguları taşıdığını kabullenmemenin, farklı sonuçlarla karşılaşmayı kabul etmek anlamına geldiğini öğrenmiş durumdayız.
Duran suyun içine bir taş attığınızda etrafında oluşan halkalar gibi bizim de bedenimizin çevresinde görmediğimiz halkalar vardır. Çeşitli kitaplarda bu mesafe değişik ölçülerde verilmiştir, bu bölgeler ülkeden ülkeye, şehirden şehire değişmektedir.
Özel alan yada bir başka deyişle mahrem bölge (0-50 cm) sadece anne-babamız,sevgilimiz,eşimiz çocuklarımız yada çok çok yakınlarımızın girebildiği bölgedir.Bu alana başka biri girdiğinde kalbimiz çok yoğun atar ve stres yükselmeye başlar.Örnek verecek olursak ’’Evet-Hayır yarışmasında Erkan YOLAÇ’ın yaptığı kişinin mahrem bölgesine sık sık girip, kişinin konsantrasyonunu kaybedip, rahatlıkla kişileri Evet-Hayır numarasına düşürmekti.’’ Özel alanların daraltıldığı veya aşıldığı yerler arasında asansörleri, stadları, otobüsleri ve açık hava konserlerini verebiliriz.
Kişisel bölgemiz ise (50-1.20 cm) özel alandan sonraki bölgemizdir.Bu bölgelere ise uzun süre çalıştığımız arkadaşlarımız,dostlarımız girebilirler. Ve iletişim için iyi bir alandır, fakat size ulaşmak isteyen birinin girmemesi gereken bir alandır.
Sosyal bölge veya alanımız (1.20-3.60 cm) ise bir yabancının bulunması gereken alandır.Bu alana evinize tamire gelmiş herhangi bir usta, işyerinde size bir şeyler danışmak isteyen kişinin girebileceği bir alandır.
Ortak bölge veya alana (3.60-…….) ise herkes girebilir, sokaklar.caddeler,meydanlar bu alana girer.

Kişilerin özel alanlarına girmemenin faydası çok olduğu gibi eğer bir kişiyi taciz etmek isterseniz o kişiye ait eşyalara veya masa üstündeki kalemlik vb malzemelere dokunarak emelinize ulaşabilirsiniz.Genelde iş görüşmelerine gidecek kişilere tavsiyemiz karşısındaki kişiyi iyice tanımaya çalışması ve onun özeline girmemeye itina etmesidir, karşınızdaki kişiyi tanımadan yapacağınız tavırlar ve konuşmalar size fayda sağlamıyacaktır.
Aslanla, boğa bir iş anlaşması yapmışlar.Boğa aslana: ’’Hadi koçum bu anşalmayı bir ıslatalım’’ demiş,aslan : ’’Ağabey, sağol ben gelmeyeyim,yengen evde bekler.’’demiş, boğa :’’Kardeşim biz de evliyiz, bu kadar da kılıbık olunmaz ki ’’ dediğinde, aslan sinirlenmiş
’’Tabii, beni evde inek beklemiyor’’ demiş..Görüşme yapacağınız yerde sizi kimin beklediğine bakın ve ona göre davranın……

Hasan SİVAZ
Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Müdürü

hasan sivaz yazıları

hocam bedendili dersinizde bulundum iyikide bulunmuşum dersiniz çok güzeldi.ben çok şeyler aldım ve etrafımdakilere aktardım.tekrar size tşk.ediyorum.seval hanıma selamlar ikizleri öpüyorum.

bilgi paylaştıkça bilgidir.Değerli bilgileriniz için asıl biz teşekkür ederiz

Turgut bey yazımı sitenize taşıdığınız ve onure ettiğiniz için teşekkür ederm

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar